Soru & Cevap

Ana Sayfa / Soru & Cevap

PRP ( platelet rich plasma ), platelet/trombosit hücrelerinden zengin plazma  demektir. PRP uygulamasında kişinin kendi kanından elde edilen platelet hücreleri ve bu hücrelerin salgıladığı büyüme faktörlerinden (growth factor) zengin plazma kullanılır. PRP Tedavisinde; plateletler özel kitler yardımıyla diğer kan bileşenlerinden ayrılarak konsantre hale getirilir ve onarım – iyileşme ya da gençleşme hedeflenen dokuya enjekte edilir. PRP tedavisi, rejenerasyon ( yenileme – iyileştirme ) ve rejuvenasyon ( gençleştirme ) amaçlı da uygulanabilir.

Herhangi bir tüp ile PRP tedavisi sunmak mümkün değildir. Gerçek Bir PRP Tedavisi Ancak Gerçek Bir PRP Kiti İle Mümkündür. Gerçek bir PRP Sistemi ile ayrıştırılan PRP; berrak ve açık sarı renkte olmalıdır. ( Kırmızı renkli, pembe renkli ya da bulanık olmamalıdır; elde edilen PRP eritrosit, lökosit ve antikoagülan sitrat içermemelidir. )

Gerçek bir PRP tedavisi için; trombosit konsantre sistem sertifikasına sahip, trombosit verimliliği, büyüme faktör konsantrasyonu klinik çalışmalar ile kanıtlanmış gerçek bir PRP sistemi kullanımı şarttır. Basit filtreler, kum saatine benzer plastik kaplar, silikon bazlı ayrıştırıcı jeller içeren sistemler, in vitro tanı tüpleri, cam laboratuvar tüpleri ya da enjektörlerden oluşan sistemler ile güvenli ve etkili platelet konsantresi elde etmek mümkün değildir. Uygun olmayan sistemlerin kullanılması, tedaviyi olumsuz etkilemekle beraber sağlık açısından risk teşkil etmektedir. Bu nedenle gerçek bir PRP kiti kullanımı son derece önemlidir.

PRP tedavisi çok uzun yıllardan beri birçok tıp branşında uygulanan, etkinliği ve güvenilirliği kanıtlanmış bir yöntemdir.  Diş hekimliğinde; diş eti ve implant tedavilerinde dokunun iyileşmesine, yara yanık bakımı ünitelerinde yaraların daha hızlı iyileşmesine destek olmak amacıyla kullanılır. Fizik tedavi ve ortopedi branşlarında kas ve eklem sağlığını destekleme, oluşan hasarların iyileşmesini hızlandırma amacıyla kullanılır. Plastik cerrahide operasyon sonrası doku onarım hızınını artırma amacıyla kullanılır. Dermatoloji, estetik cerrahi ve medikal estetik alanlarında ise cilt yenileme, ciltte meydana gelen yaşlanma belirtilerinin azaltılmasında, kırışıklıkların tedavisinde,  ciltte oluşan skar, iz, çatlak ve lekelerin tedavisinde ve saç dökülmesi tedavisinde oldukça fazla tercih edilmektedir. PRP tedavisine dair oldukça fazla bilimsel çalışma ve klinik çalışma mevcuttur.

PRP tedavisi kırışıklık, leke oluşumları, sivilce, skar, yara izleri, cilt çatlakları ve saç dökülmelerinde oldukça tatmin edici sonuçlar sunmaktadır. PRP tedavisi özellikle, mezoterapi ve mikroiğneleme ( dermapen, dermaroller, mesopen ) uygulamaları ile kombineli uygulandığında çok daha kısa sürede etkin sonuçlar alınmaktadır. Lazer, peeling işlemleri, iğneli radyofrekans ( RF – altın iğne ) ya da fokuslu ultrason cihazları ile de kombine uygulanabilir. Estetik amaçlı uygulamalarda, PRP ‘nin çeşitli enjeksiyonlarla ya da güç kaynaklı tıbbi cihaz uygulamaları ile kombinasyonu kesinlikle önerilir. Ciltte çok daha hızlı bir rejeneratif etki gözlemlenir, doku hızlı bir şekilde yenilenir ve gençleşir.

DPG PRP; güvenilir ve etkin PRP eldesine uygun tıbbi cihaz olarak ruhsatlandırılmıştır.

DPG PRP; tedaviye yönelik çözümler sunan, implante edilebilir Trombosit Konsantre Kiti sertifikasına sahiptir.

DPG PRP Sistemlerinde; patentli inert jel teknolojisi ve özel iç yüzey kaplaması sayesinde, 5 dakikalık tek santrifüjleme ile trombositler yapısal bütünlüğü korunarak, % 95 – 96 verimlilikle toplanır ve minimum hacme yoğun bir şekilde hapsedilir.  ( 8ml  kandan – 5ml plazma elde edilir; bunun yaklaşık 3,5 ml’ si PRP ve 1,5 ml’ si PPP kısmıdır. )

DPG PRP Kitlerinde elde edilen plazmanın platelet yoğunluğunun, normal kandaki platelet yoğunluğundan  6  kat daha fazla olduğu klinik çalışmalar ile kanıtlanmıştır.

DPG PRP Kitleri ile yapılan tedavilerde, sunmuş olduğu yüksek platelet yoğunluğu ve platelet kalitesi sayesinde seansta genellikle tek kit kullanımı yeterli olmaktadır. Tedavi etkileri net olarak 2. Hafta sonunda gözlemlenirken, 2. Ay sonunda oldukça belirgin hale gelmektedir. Hastanın ihtiyacına göre DPG PRP Kitleri ile 2 – 4 seans uygulama önerilir. Tedavi sonrası,  4 – 6 ayda bir devam seansları önerilir.

 

Kadın, erkek her yaş grubuna uygulanabilir. Eklem sağlığını, kas sağlığını destekleme, yumuşak dokuda iyileştirme ihtiyacı olan, cilt yenilenmesini gerektiren sarkma, kırışıklık, iz, akne izi ve saç tedavilerinde PRP tek başına veya cildi yenileyen diğer yöntemlerle birlikte kullanılabilir.

İşlemle aynı gün sıcak banyo yapılmaz. Güneş koruyucu kullanılmalıdır.

Kişiden alınan kan, özel bir PRP kiti ile ayrıştırılır;  plateletten zengin plazma hedef dokuya, sorunlu bölgeye minik iğneler yardımı ile uygulanır. Fraksiyonel lazer, fraksiyonel radyofrekans ( iğneli radyofrekens, altın iğne ), mikroiğneleme  ( dermapen, dermaroller, mesopen ) uygulamalarından sonra  da PRP serumu cilde sürülebilir. Bu sayede, PRP açılan gözeneklerden kolayca emilir.

PRP tedavisi genellikle 2-4 hafta aralıklarla yapılır. Genellikle   2-4 seans uygulanır. Tedavi aralıkları ve seans sayısı genellikle tedavi edilecek bölgeye ve kişiye göre değişkenlik gösterebilmektedir.

Kanser hastalarına, kan hastalığı olanlara, otoimmün hastalığı olanlara, uygulama yapılacak bölgede enfeksiyon ve iltihap olanlara, hamilelere ve emzirenlere uygulama yapılmaz.

PRP tedavisi cildin kendini yenileme esasına dayandığından, tedavi sonucunu hemen beklemek yanlıştır. PRP tedavisinin sonuçları enjeksiyondan 2 hafta sonra gözlenmeye başlar, 2. Ay sonunda oldukça belirgin bir hal alır ancak iyileştirici etki 6. Ay sonuna kadar devam eder. Estetik amaçlı PRP uygulamalarından sonra ciltte sıkılaşma ve sarkmada azalma, kırışıklıklarda hafifleme, ciltteki lekelerde aydınlanma, cilt renginde parlaklık ve izlerde azalma meydana gelir. Saçlı deriye yapılan uygulamalardan sonra saç kalınlığında artış ve seyrek alanlarda yoğunlaşma görülür.

PRP tedavisinde gerçek bir PRP kiti kullanıldığında, tamamen otolog bir sistem olduğundan ve kişiye özel olmasından dolayı herhangi bir yan etki beklenmez. Alerji riski yoktur.

PRP uygulaması sonrasında kişi normal hayatına devam edebilir. Kişide iş ve sosyal yaşamı etkileyecek herhangi bir görüntü oluşmaz. Bazı durumlarda uygulamada kullanılan iğnelere bağlı olarak küçük ve geçici morluklar, kızarıklıklar oluşabilir. İşlemden sonra buz kompresi uygulamak bu yan etkiyi hafifletir.

PRP lazer, radyofrekans, ışık tedavileri ve mezoterapi gibi yöntemlerle bir arada uygulanabilir. Bu tür işlemlerden sonra PRP’nin serum şeklinde kullanımı bu yöntemlerin etkinliğini artırarak, iyileşme sürecini hızlandırmaktır.